iCRA KURULU:Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent. Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN... SITE SORUMLULARI:Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
Beni çok duygulandıran ve çok beğendiğim bir Elektronik postayı sizlerle paylaşmak istedim. Öylesine içten, güzel ve duygusal bir yazı ki; sanırım okuyunca sizler de bana hak vereceksiniz. Lafı fazla uzatmadan Sevgili Galip ERDEM'in bu güzel ve duygulu yazısını aşağıda sizlerin paylaşımına sunuyorum. Bu güzel yazıyı Posta kutuma gönderen sevgili Erhan ERGİL Ülküdaşımdan da teşekkür ediyorum.
Gün olur, ülküsüz insanlara gıpta ile bakasınız gelir. Rahat yaşarlar. Tıpkı Şairin söylediği gibi: "Akl-ı şuur"ları vardır, güzel severler. "Bâde" içerler ve nihayet göçüp giderler…
Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile… Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri; "kalabalık"a göre uslanmamaktır; kendilerine göre ise yılmamak.
Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka o’na yeter. Paraya karşı o kadar müstağnidir ki, halkın hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde "zevksiz" bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışlara hiç önem vermez. Elverir ki, inandığına dokunulmasın! Kalabalığın nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış öylece uyumakta, başkalarını da uyumaya teşvik etmekte...
Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, O’na hiç kimse "aferin" demez. Üstelik, "böyle olacağı zaten belli idi" buyurulur. Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez. Diğer sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu baştan başa haysiyet kesilir. Şahsına fenalık yapanlara pek aldırmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karşılık beklemez, mükafat istemez, bir garip kişidir...
Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkardır. Gerçek aşıklar gibidir; kıskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzelleşeceğini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür Ülkücünün en çok dinlediği "nasihat"tır. "Yapma!.." derler, "Hayatını heba etme" derler, "Gününü gün et" derler. O kadar çok şey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbirini tutmaz, gene bildiği gibi yaşar.
Ülkücülerin en amansız düşmanları "Eyyamperest"lerdir. Menfaatlerine tapan bu adamlar, daha çok kazanmalarına, daha rahat yaşamalarına mani olacak sanırlar da, ülkücüleri ezmeğe çalışırlar! Ne garip tecellidir ki, ülkücünün gayretlerinden en çok faydalananlar da "Eyyamperest"lerdir. Gün gelir, ecel hükmünü icra eder; ülkücü dünyasını değiştirir. "Kalabalık" o'na acır, daha iyi yaşamış olmasını temenni eder.
Halbuki o, inançları uğrunda yaşamanın hazzını tadamadıkları için ömrü boyunca "kalabalık"a acımıştır.
Galip ERDEM
En son ESKiTUFEK tarafından 19.05.2010 23:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Beni çok duygulandıran ve çok beğendiğim bir Elektronik postayı sizlerle paylaşmak istedim. Öylesine içten, güzel ve duygusal bir yazı ki; sanırım okuyunca sizler de bana hak vereceksiniz. Lafı fazla uzatmadan bu güzel ve duygulu yazıyı aşağıda sizlerin beğenisine sunuyorum. Bu güzel yazıyı Posta kutuma gönderen sevgili Erhan ERGİL Ülküdaşımdan da Hakkını helâl etmesini diliyorum.
Saygılarımla...
Yazan Galip Erdem olunca duygulanmamak etkilenmemek mümkün olur mu ?
Ülkücülük zor iştir. Ülkücü beyaz takım elbise ile kömür taşıyan maden işçisi gibidir. Mühim olan elbiseyi kirletmeden kömürü taşıyabilmektir. ...
Beni çok duygulandıran ve çok beğendiğim bir Elektronik postayı sizlerle paylaşmak istedim. Öylesine içten, güzel ve duygusal bir yazı ki; sanırım okuyunca sizler de bana hak vereceksiniz. Lafı fazla uzatmadan bu güzel ve duygulu yazıyı aşağıda sizlerin beğenisine sunuyorum. Bu güzel yazıyı Posta kutuma gönderen sevgili Erhan ERGİL Ülküdaşımdan da Hakkını helâl etmesini diliyorum.
Saygılarımla...
Yazan Galip Erdem olunca duygulanmamak etkilenmemek mümkün olur mu ?
Ülkücülük zor iştir. Ülkücü beyaz takım elbise ile kömür taşıyan maden işçisi gibidir. Mühim olan elbiseyi kirletmeden kömürü taşıyabilmektir. ...
Sevgili Eylül_Çiçeği.
Sevgili galip ERDEM'e ait olduğunu hatırlattığınız yazıyı maalesef daha önce okumamıştım. Bana gönderildiğinde de altında imza olmadığı için gönderen şahsa ait olduğunu sanarak onun adı ile paylaştım. Eğer amacım "İNTİHÂL" yapmak olsa idi, o zaman gönderen kişinin adını da kullanmazdım. Benim böyle şeylere tenezzülü olmayan birisi olduğumu bu sitede yıllardır yazılarımı okuyan ülküdaşlarım bilirler. sayın Galip ERDEM Ülküdaşımın bu yazısını şimdiye kadar okumamış olmamı "BÜYÜK AYIP" olarak görebilirsiniz... Lakin; Ülkücülüğüme dair laf söyleme hususundaki cüretiniz beni şaşırttı gerçekten. 1973 yılından beri Ülkücü Türk Milliyetçiliği davasından bir milim bile taviz vermeden çizgisini korumuş birine karşı sizin ayıp ettiğinizi düşünüyorum. Güzel Asenamızın, güzel diline böylesi zehir, zemberek sözleri yakıştıramadığımı söylemek isterim. Elbette ki Ülkücülük zor iştir. VE elbette Ülkücü beyaz takım elbise ile kömür taşıyan maden işçisi gibi olmalıdır. Ve emin olun ki; bu ülkücü, o taşımakta olduğu Ülkücülük kisvesini kirletmeden o kömürü taşıyabilme becerisini gösterenlerden birisidir.
Yaş: 24 Kayıt: Jul 01, 2007 Mesajlar: 17 Şehir: ANKARA
Seviye : 2
G.M.:
0 / 30
0%
T.M.:
14 / 14
100%
S.Y.S:
7 / 8
87%
Durum:
Tarih: 20.05.2010 11:19 Mesaj konusu:
Ben yorumumda hiç bir şekilde size şahsınıza dair bir söylemde bulunmadım. Sadece yazının Galip Erdem'e ait olduğunu belirtmek istedim bunu belirtirken de size dair bir suçlama yapmadım.Üstelik ülkücünün çilesiden bahsedilmişken ülkücülüğün de zor olduğunu bu beyaz takım elbise ile kömür taşıyan maden işçisi benzetmesi yaparak tamamlamak istedim sizinle alakalı şahsınıza dair yazmamıştım yanlış anlaşılmışım sürçi lisan etti isem af ola...
Yaş: 40 Kayıt: Nov 05, 2006 Mesajlar: 777 Şehir: ANKARA
Seviye : 25
G.M.:
0 / 1490
0%
T.M.:
711 / 711
100%
S.Y.S:
11 / 73
15%
Durum:
Tarih: 20.05.2010 22:33 Mesaj konusu: ÖZÜR.
Sayın Eylül_çiçeği Ülküdaşım.
Cevabi yazınız konusunda benim aşırı hassasiyet gösterdiğim ve yanlış anlam çıkardığım anlaşılıyor... Anlaşılan, sizin açıklayıcı sözlerinizi ben şahsıma bir suçlama gibi almışım. Açıklamanız için teşekkür ederim. Bu gereksiz sebeple, eğer kırgınlığa veya üzüntüye sebep oldu isem, özür dilerim. Lütfen kusura bakmayın.
Yazıma destek amacıyla yaptığınız yorum için teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız