iCRA KURULU:  Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent.  Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI, Arast.-Yazar Müjdat ÖZTÜRK...    HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN...    SITE SORUMLULARI:  Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
  Hâlâ hesabınız Yok mu? Tıklayın! /
Sevgili Gönül dostu site sakini Kardeslerim...
gerek MHP gerekse ÜLKÜ OCAKLARIYLA ilgili yapilan yorumlarda mutlaka duyarli olmali,
hizip ve klik olacak yazilardan mutlaka kacinmaliyiz.
Eminimki kardeslerimiz bizi bu konuda anlayisla karsilayacaklardir.
BIR OLALIM IRI OLALIM DIRI OLALIM SELAM VE SAYGILARIMIZLA MEKANIM AILESI
   ........
   

    

Haberlesme


Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen Giriş Yapın ya da Üye Olun.

Ana menü

 Haberleşme
 Gazeteler
 Misafir Defteri
 Kısa Mesajlar
 Arkadaşına öner
 Bize Yaz
 Site ici Genel Arama
 Anketler
 Üye Bilgilerim
 Özel Mesajlarim
 Günlügüm
 Üyelerin listesi
 Siirler
 Sayfalara Köprüler
 Yönetici Giriş
 Siteden Ayrilis
 Site Görevlileri
 Haber öner
 Animasyon ve videolar
 Müzikler
 İsimler ve Anlamları
 Kitap Tanitimi
 Youtube Videolari
 Resim Albümü
 TurkDevletleri
 Padisahlar
 Unutulan Gazetelerimizden
 Köşe Yazar Girişi

Istanbul a bakis

Şehri İstanbul

İl Haritası

Kuşbakışı

©mekanim.Net

Sözlük

Yedi dilde sözlük
Mekanim Sözlük
Dilden dile çeviri
Dilden:
Dile:
Ara

Yeni Şiirler

· YETER ARTIK YETER DURDURUN KANI
(13 okuma)
· SÖYLEYİN GAZİLER KİM SAHİBİNİZ
(4 okuma)
· 4 M/D veya CURCUNA SINIFI
(7 okuma)
· ALLAH ım
(3 okuma)
· ARADIĞIM DÜNYA
(6 okuma)
· Aydın’lara
(2 okuma)
· BABAM’ a
(10 okuma)
· GÖRMÜYORMUSUN
(8 okuma)
· GÖRMEK İSTERİM
(6 okuma)
· ÇİLEM
(6 okuma)

Toplam 967 şiiri kayıtlı

Namaz vakitleri

Mekanim.de :: Başlığı Görüntüle - Yaşatmak İçin Can Verenler , Hüseyin Kurumahmutoğlu ...
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Oturum AçOturum Aç 

Yaşatmak İçin Can Verenler , Hüseyin Kurumahmutoğlu ...

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ülkücü Sehitlerimiz Ülkücü Sehitlerimiz
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
Asena09
istekli
istekli


Yaş: 38
Kayıt: Aug 17, 2008
Mesajlar: 5
Şehir: Aydın

blank.gif

Seviye : 1
G.M.: 0 / 18  
 0%
T.M.: 8 / 8  
 100%
S.Y.S: 4 / 9  
 44%


Durum:

MesajTarih: 17.08.2008 15:10   Mesaj konusu: Yaşatmak İçin Can Verenler , Hüseyin Kurumahmutoğlu ...  Alıntıyla Cevap Gönder


14 Temmuz 1987 günü Mamak zindanlarında sabah namazını eda ederken bir askerin arkadan kafasına dipçik vurması suretiyle şehit olmuştur. Kimi onları yiğid mert diye tanır, kimi onlar deli divane diye tanır, kimi düşman bilir onları kendine kimi dost bilir onları ve ona göre tavır alır,

kimi onları boş bir hayale kapılmış zamane çocukları diye tanır... dedik ya işte kimi yavuz diye tanır, kimi yunus diye tanır ve tarih onları Türk milletinin son fidelerini iyi tanır ve irdeler...

Üstad Necip Fazıl ne güzel anlatmış onları... ALLAH'sızın nefret, namussuzun dehşet, yüreksizin heybet, başı boşun mihnet, devrim bazın zulmet, eyyamcının şirret, inmelinin sıklet, anarşistin devlet , komünistin illet sandığı ve tanıdığı sen... Anlayana çok söz anlatır bunlar...




Bu millet ve devlet o ak alınlı kara yazgılı çocukların mertliğini yiğitliğini, bileklerinin bükülmezliğini, sözünden dönmezliği gördü ve tanıdı onlarda...

Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz misali sokaklarında, mahallelerinde, semtlerinde ve çevrelerinde komünistlere peşkeş çekmediler, onların karşısında başlarını eğip susmadılar, her zaman haykırdılar...

ne dünyalık istediler nede aferin umdular, ne kavgadan vazgeçtiler, ne gücenip küstüler , vatan millet din ve devlet alsancaklar hakkına dar günlerin bozkurt sesi olarak haykırdılar.Tanıdığı bildiği abileri yakın bildiği arkadaşları onlara hep öğüt dolu sözler verdiler.

Etme oğlum, yapma oğlum kendini heder etme vatanı sen mi kurtaracaksın derler. Yerine göre liderlerinin, başbuğlarının hakkında atıp tuttular, ocaklarda işin ne, ne yapacan vatanı seviyorsan içinde sev vs. buna benzer şeyleri söylerler. Büyüklük taslarlar. Yüreğinde ülkü meşalesi yanan genç, söz kendine gelince ülkücülerin yüreğinden geleni dilleriyle değil de gözleriyle anlatırlaki önce anlayacağını anlar.

Ülkücü genç, eğer söylenen sözler kendine ise, teşkilatı hedefi anlatır kutlu sevdasını anlatır. Anlatır anlatır çok şey anlatırda karşısındaki hiçbir şey anlamaz ama başbuğun ve davanın hakkında eleştiri yaptıysa bu sefer ülkücü genç yüreğinden geleni bilekleriyle ve bütün gücüyle vurunca yeri de öptürür.

Onlar dudaklarında sevda şiirleri, sevgiliye aşk-ı ilan edemediler. Sevgilileriyle oturup da mehtaba bakıp yıldızları sayarak kendilerine yıldız seçemediler, sevgililerinin kulaklarına aşk sözcükleri fısıldayamadılar. Bir türlü kırmızı, beyaz ve sarı gülün ne anlam ifade ettiğini bilemediler.

Onlarda insandı onlarda gençti, onlarda delikanlıydı. Daha hayatının baharında taze fidandılar sevdiler ise de bir türlü sevdiklerini belli edemediler, sevdiğini görünce zamane bebeleri gibi boyunlarına atlamak ellerini bellerinden tutmak yerine yüzleri kızarıp bir an önce oralardan uzaklaşmanın yoluna baktılar... işte onlar yirminci asrın bahadır melekleri...

Hayattan nasiplenemediler. Bir türlü parayı malı mülkü de sevemediler. Ellerine de pek para geçmedi zaten.Onların yürekleri zengindi oda onlara yeterdi zaten.

Orta okul, lise talebesi iken adı "reis"; diye bilinenler kendilerini okudukları okulun tahta sıralarının yerine hücrelere zindanlara atıldılar. Küçücük elleriyle kalem tutanların ellerinde defalarca joplar patladı. Söyle dediler, anlat dediler. Ne biliyorlardı ki neyi anlatsınlar.

Vatan mı sattılar, bayrak mı yırttılar, neyi anlatacaklardı ki...Yıktılar üzerlerine suçları ben kalırım tek arkadaşım kurtulsun diyerek kendilerini feda ettiler. Bir şeyler yazılıp önlerine konuldu. Hep alakası olmayan faili meçhulleri verdiler bunlara...

vatanımın ha ekmeğini yemişim ha kurşununu yemişim diyen şehit abilerinin yolundan gittiler hep vur abalının sırtına misali oldular. Abileri canlarını verdi karatoprağa düşerek kara toprağı gül bahçesine çevirdiler, onlar sırtlarında dünya yükü o kara zindanları yusufiye bildiler, taş medrese yaptılar...

onlara taşmedreseli yusufiyeli dediler öyle anıldılar kimisi Bursa'ya, kimi Eskişehir adana Yozgat il il cezaevlerine dağıldılar... ama hiçbir zaman davasına teşkilatına küsmediler yılgınlık göstermediler.

Onlar çağımızın alperenleri, Hoca Ahmet Yesevi' nin Horasandaki velilerin hem manevi hemde öz torunlarıydılar. Türk e sevdalıydılar. Kendilerini arabesk konserlerinde jiletlemediler, sanatçıların ellerini sıkmak için ağlayarak sanatçı ismi bağırmadılar.

Onlar zamane çocuklarından çok farklıydılar çok... onlar gözyaşlarını uzak diyarlarındaki Türk illerindeki soydaşlarının garipliğine hüzün kalışına ağladılar onlar haykırdılarsa da yamyam bile hür bu dünyada Türk niye esir diye haykırdılar.

Onlar ak alınlı kara yazgılı çocuklardılar. Onların kavgası varoluş kavgası idi. Onların zamane çocuklarıyla değil, vatana bayrağa dine ve devlete kastı olanaydı kavgaları...

O günlerden bir yiğidi anlatacağız. Hüseyin Kurumahmutoğlu adı. Yüreğinde ülkü sevdası İlayi Kelimetullaha adanan bir ömürdür Kurumahmutoğlu. Zindanlarda yeşeren ülkü gülüdür Kurumahmutoğlu.

Onun hikayesi apayrıdır. Bafranın yiğit ülkücülerinden, çevresinde herkesin sevdiği bir isimdir. İmanlı ihlaslı bir Türk yiğididir. Gönül ateşini yakan ülkü ateşi Hüseyin KURUMAHMUTOĞLU’nun da yüreğine kor gibi düşmüştür.

Bafranın namlı ülkücülerindendir. Denge adına insanları asan zihniyet Hüseyini de almıştır zindanlara MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davasının Bafra sanıklarındandır.

Tarihler 14 Temmuz 1987’yi gösterirken akranları hayatın suyuna dalmış giderler, dün kendini Ülkü Devi diye gösteren bazıları ikbal ve istikbal arayarak kendilerine arının altında yer ararlar. Ya Hüseyin O zindanlardadır. Sevdasından idamla yargılanmış 36 yıla mahkum edilmiştir.

Dünyalıktan geçmiştir artık O. Esselatu hayrunminennevm derken ezanlar başında takkesi namaza durmuştu Hüseyin. Bir asker belirdi başında takke yasak dedi. Takke yasak. Haykırdı Hüseyin “ Takkemi çıkarmam” dedi.

Dipçik darbesiyle seccadesinin başına yığıldı Hüseyin. Seccadesi kana boyanmıştı. Şehit olmuştu Hüseyin. Kaldırıldığı hastanede yaşamını kaybetmiş. Mertebelerin en yücesine şehitlik mertebesine ulaşmıştı Hüseyin. Ülküdaşlarının omuzlarında 17 Temmuz 1987 günü Bafra’da toprağa verildi.

Yazıma 21.12.1987 tarihinde Rahmetlinin kardeşi Hasan Kurumahmutoğlu ve babası ile yapılan söyleşiyi sizlere sunmak ve onların ağzından da Hüseyin Kurumahmutoğlu’nu dinlemenizi istiyorum.

“Soru: Hasan bey, rahmetli Hüseyin’i ağabey olarak nasıl tanıyordunuz, biraz anlatabilir misiniz ?

Hasan KURUMAHMUTOĞLU : Hüseyin “Allah Rahmet eylesin” ağabeyim, 1980 senesinde cezaevine düştüğü zaman yaşı on yedi idi. Hayatının gençlik çağında bu davaya gönül verdi. Bu davaya canıyla, malıyla hizmet edenler arasındaydı ve cezaevinde şahadet mertebesine erişti. Ben onun kardeşi olarak, böyle bir ağabeyim olduğu için gurur duyuyorum. Çünkü her şekilde kendini yetiştirmiş maddi, manevi yönden bilgi bakımından kendisini Allah’a adamış, kendini yetiştirmiş, Kuran-ı Kerim’i hıfzetmiş, hafızlık derecesine kadar yükselmiş ve cezaevinde arkadaşlarına da Kuran-ı Kerim öğretmiş, onları da yetiştirmek için mücadele vermiş üstün bir insandı. Ben onun için ne desem az, yani onun gibi bir insanı Bafra’da tanımıyorum desem yeridir. Her bakımdan alçak gönüllü, mütevazi bir insandı.

Soru: Hüseyin cezaevine düştüğü zaman toplum tarafından belli bir tavır takınıldı mı, ailenizin Hüseyin’e bakış açısı değişti mi?

H.K. : Hayır, kesinlikle böyle bir durum olmadı. Biz Ankara’da cezaevinde yattığı zaman her hafta ziyaretine giderdik. Gidemediğimiz haftalar çok müstesnadır. Kesinlikle yalnız bırakma gibi bir durum söz konusu olmamıştır. En iyi şekilde de yardım etmeye çalıştık. Şehit olana kadar da bu böyleydi. Fikir olarak biz, bu davaya bu fikre gönül verdik. Şimdi ağabeyimiz öldü diye yanız o şehit olmadı. Beş bin tane değerli gönüldaşımız şehit oldu. Hüseyin ağabeyim bu şehitlerin ne ilki ne den sonuncusu olacak. Biz var olduğumuz müddetçe çalışacağız. Millet ne derse desin ama iyi ama kötü biz ancak Allah rıza için iş yapar, O’nu düşünürüz.

Soru: Hüseyin tanıdığımız kadarıyla nasıl biriydi ve kısaca hayat hikayesini anlatır mısınız, kökeniniz nereye dayanır?

H.K.: Köken olarak Trabzon ili Of ilçesindeniz. Orada hala yerlerimiz, eşimiz, dostumuz, akrabalarımız var. Doğumumuz orada. Hüseyin, yani rahmetli ağabeyim 1962 doğumludur. İlkokulu ortaokulu ve liseyi burada Bafra’da bitirdi. Okuduğu okullarda sınıflarını hep teşekkür, takdir alarak bitirdi. Üstün bir başarısı vardı. Huy olarak sakin, elindeki ekmeğin yarısını arkadaşı ile bölüşen, gayet alçak gönüllü, arkadaşları için canını verebilecek bir kişiydi. Karıncayı bile incitmeyecek karakterdeydi.

Soru: Efendim Hüseyin’i evlat olarak nasıl bilirsiniz. Sakin miydi, söz dinler miydi?

Babası: İyi bir çocuktu, Allah’a kul, Peygambere ümmet, cemiyete hayırlı olmaktan başka bir niyeti yoktu. Kimseye karşı bir zarar, kötülük düşünmezdi. Hiçbir şekilde ayrılık kabul etmezdi. Ayrılığı sevmezdi. Zaten bizde ayrılık olmaz, bütün insanlar kardeştir ve o muameleye layıktır. Maalesef bazıları böyle düşünmemiş, yıkanla yapanı bir tutmuşlar ve milletini seven devletinin tarafını tutan daha şiddetli ceza görmüş.

Soru: Hüseyin için keşke yaşasaydı da bu yola gitmeseydi diye düşündüğünüz oldu mu?

Babası: Yok. Kesinlikle benim görüşümce o, Allah yolunda şehit olmuştur ve şehit olmakta kolay bir şey değildir. O, vatan için mücadele etmiş, çile çekmiş, azimle Allaha’a kulluk ederek şehitlik mertebesine erişmiştir. Onun kötü bir şeyine şahit değilim ama buna şahidim.

Soru: Hüseyin’in tahsil durumu neydi?

Babası: Okulunda birincilikle, takdirle sınıfını geçerdi. En son liseyi bitirdi diplomasını almak için müracaat ettiğinde, siz bayrağa sahip çıktınız, siz vatana sahip çıktınız bahanesine burada vermediler ve Ankara’dan aldık.

Soru: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Babası: Efendim, biz vatan için Allah (c.c.) için seve seve can veren, mücadele eden bir milletin evladıyız. Benim bir değil bin evladım feda olsun…

Canım, malım her şeyim Allah’tan geldi ve Allah’ın hizmetindedir.”

Onlar yolumuza ışık oldular. Nasıl ki yıldızları kendimize hedef seçmişsek canıyla kanıyla bu dava için kendilerini feda eden ülkü gülleri ülkü yiğitleri bize örnektir. Bize hedeftir. Tüm ülkücü şehitlerimiz ve Hüseyin Kurumahmutoğlu seni unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız.

Sezer Yozgat


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
musakucuk
Gönül Eri
Gönül Eri



Kayıt: Sep 24, 2006
Mesajlar: 76

Seviye : 7
G.M.: 0 / 130  
 0%
T.M.: 62 / 62  
 100%
S.Y.S: 11 / 16  
 68%


Durum:

MesajTarih: 18.08.2008 00:27   Mesaj konusu: slm  Alıntıyla Cevap Gönder

işte adsız kahramanlar işte türk gencinin baştacı insanlar ne mutlu bu insanları anan hatırlatan nesillere tanıtan arkadaşlara mevla senden razı olsun ülküdaşım


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
uluhakan
istekli
istekli



Kayıt: Jul 20, 2008
Mesajlar: 4

Seviye : 1
G.M.: 0 / 18  
 0%
T.M.: 8 / 8  
 100%
S.Y.S: 3 / 9  
 33%


Durum:

MesajTarih: 18.08.2008 12:17   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

İzimiz olacak hep onun izi,
Ne desem nafile bu imiş yazı
Bu dünyada yarım kalan namazı
Cennet-i Ala ‘da kıldı Hüseyin
Muradı Firdevs’te aldı Hüseyin.

Hak yolda yürüdü Hak yolda gitti
Hak yolda bir ömür böylece bitti.
Çiçeği burnunda babayiğitti
Ülkü bahçesinde güldü Hüseyin
Soldu Ülküdaşım soldu Hüseyin.

Hüseyin’de ne can ne nefes kaldı
Geriye bir ülkü bir heves kaldı.
Bir kanlı seccade bir de fes kaldı
Arif’i acıya saldı Hüseyin.
Öldü Ülküdaşım öldü Hüseyin.

Nasıl öldü dedim nasıl ben ona
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Öldü denilmezmiş şehit olana
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Onlar yaşar amma zordur görmesi,
O kanlı seccade, o kanlı fesi,
İşte işareti işte belgesi
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Esas ölü onun kanına giren,
Kıldığı namazı ona çok gören,
Esas ölü onlar onlar geberen
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Ve siz.Ey vicdanı katı olanalar,
Vatanın kan emen biti olanlar
Her devrin köpeği iti olanlar
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Ozan Arif

tüm şehitlerimize selam olsun. unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ülkücü Sehitlerimiz Tüm saatler GMT +3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001-2003 phpBB Group
phpBB port v2.0.7 based on Tom Nitzschner's phpbb2.0.6 upgraded to phpBB 2.0.7 standalone was developed and tested by:
ChatServ, mikem,
and Paul Laudanski (aka Zhen-Xjell).

Version 2.0.7 by Nuke Cops © 2004 http://www.nukecops.com
 




sitemiz PHP-Nuke kodlarına sahiptir. GNU/GPL lisansı dağıtılan ?cretsiz yazılımdır.