iCRA KURULU:  Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent.  Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN...    SITE SORUMLULARI:  Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
  Hâlâ hesabınız Yok mu? Tıklayın! /
Sevgili Gönül dostu site sakini Kardeslerim...
gerek MHP gerekse ÜLKÜ OCAKLARIYLA ilgili yapilan yorumlarda mutlaka duyarli olmali,
hizip ve klik olacak yazilardan mutlaka kacinmaliyiz.
Eminimki kardeslerimiz bizi bu konuda anlayisla karsilayacaklardir.
BIR OLALIM IRI OLALIM DIRI OLALIM SELAM VE SAYGILARIMIZLA MEKANIM AILESI
   ........
   

    

Haberlesme


Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen Giriş Yapın ya da Üye Olun.

Ana menü

 Haber Arşivi
 Gazeteler
 Misafir Defteri
 Kısa Mesajlar
 Arkadaşına öner
 Bize Yaz
 Site ici Genel Arama
 Anketler
 Üye Bilgilerim
 Özel Mesajlarim
 Günlügüm
 Üyelerin listesi
 Siirler
 Sayfalara Köprüler
 Yönetici Giriş
 Siteden Ayrilis
 Site Görevlileri
 Haber öner
 Animasyon ve videolar
 Müzikler
 İsimler ve Anlamları
 Kitap Tanitimi
 Youtube Videolari
 Resim Albümü
 TurkDevletleri
 Padisahlar
 Unutulan Gazetelerimizden
 Köşe Yazar Girişi
 Uye şikayetleri
 Atatürkün Hayatı
 Haberleşme

Istanbul a bakis

Şehri İstanbul

İl Haritası

Kuşbakışı

©mekanim.Net

Sözlük

Yedi dilde sözlük
Mekanim Sözlük
Dilden dile çeviri
Dilden:
Dile:
Ara

Yeni Şiirler

· Havuz Geyiği
(1 okuma)
· MUTLU SON
(5 okuma)
· Türk Olmak
(13 okuma)
· Sos- Yal
(12 okuma)
· zulm etmeyin
(17 okuma)
· KALK YİĞİDİM!
(26 okuma)
· Yaşayan Türkçülere Ağıt
(12 okuma)
· CAN SULTAN!!!
(18 okuma)
· Kınalı Kuzular
(9 okuma)
· Sayın Bakan 1
(10 okuma)

Toplam 1014 şiiri kayıtlı

Videolar

Türk Tarihi

Gn:: Naci
-: July 16, 2009 13:30
İzlenme: 329
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Ülkücü Sehitlerimiz

Gn:: Naci
-: 19th Nov 2007
İzlenme: 2194
izlenim: 23.00 Puanlar: 6

Akif e

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2218
izlenim: 8.00 Puanlar: 2

Ant Şiiri

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2493
izlenim: 10.00 Puanlar: 2

Çanakkale Şehitlerine

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2510
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Tarih boyunca Türkler

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2154
izlenim: 5.00 Puanlar: 1

Şanlı mirasımız Osmanlı

Gn:: Naci
-: 06th Oct 2007
İzlenme: 2339
izlenim: 8.00 Puanlar: 2

Cengiz Han 2

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2303
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Cengiz Han 1

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2186
izlenim: 0.00 Puanlar: 0

Fatih Sultan Mehmet Han

Gn:: Naci
-: 05th Oct 2007
İzlenme: 2502
izlenim: 5.00 Puanlar: 1

Mekanim.de :: Başlığı Görüntüle - Melämilik ( bidät ehline tepki )
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Oturum AçOturum Aç 

Melämilik ( bidät ehline tepki )

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Din ve Inanç Din ve Inanç
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj
yalniz_efe
Ülkü Eri
Ülkü Eri



Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 150

germany.gif

Seviye : 11
G.M.: 0 / 272  
 0%
T.M.: 130 / 130  
 100%
S.Y.S: 8 / 25  
 32%


Durum:

MesajTarih: 28.06.2009 18:58   Mesaj konusu: Melämilik ( bidät ehline tepki )  Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
ALINTIDIR


Melamilik (Melamiye) ya da Melametiye (ملامتيه) olarak anılır. Çoğu zaman bir tarikat kimliği gibi değerlendirilmesine karşın, Melamiler tarihte ve özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde tarikatlar ve hurafeci - durağan dini bakış açısına sahip din adamlarına karşı mücadele içinde olmuşlardır. Örneğin; Niyaz-i Mısri bu yüzden sürgün edilmiştir. Dolayısıyla, melamilik bir tarikat değil; Kur'an merkezli - dinamik bir bakış açısı ve duruş olarak öne çıkan tasavvufi bir yaklaşım tarzıdır. Tasavvufu İslam'ın "Batın (iç)" kısmı ve derinliği olarak kabul ederler. Dinin Zahiri (dış) emir ve yasaklarını "eksiksiz" ve "fazlasız" dosdoğru yerine getirmekle birlikte "Kâmil" insan olmak için her zaman ve her yerde Allah'ı zikretmek ve özellikle Allah'ın varlığı ve birliği ile ilgili itikadi konularda derin bilgi sahibi olmak gerektiğine inanırlar. Bu bilginin Kur'an-ı Kerim'de İlm-i Ledün olarak anıldığına işaret ederler ve "Muteşabih (benzetmeli)" ayetlerin tevilinin, kitabın aslı olan "Muhkem" sınırları içinde yapılması gerektiğini savunurlar. Onlara göre tasavvuf, bu açıdan sonradan ortaya çıkmış bir felsefi ekol değil, İslam'ın özünde keşfedilmeyi bekleyen "Gizli bir Hazine"dir. Melamilik, tarikat ve cemaatlerden farklı olarak belli bir kişinin kurduğu ve o kişinin adıyla anılan bir grup değil, yaratılış amacının zirvesi olan kâmil (olgun) insan ve kul olma niteliğidir.

Tasavvuf derslerini aldıkları öğretmenlerine "Mürşid" derler. Mürşid'lerinden keramet veya doğaüstü güçlere sahip olmasını beklemezler. Onlara göre Mürşid sadece kapıyı gösterir, geri kalan sorumluluk öğrenciye (müride) aittir. Allah'ın her kişiye yakın olduğunu ve kişiyle Allah arasına Mürşid de dahil kimsenin giremeyeceğini savunmuşlardır. Mürşid ne kadar bilgin ve erdemli olursa olsun, o da diğer insanlar gibi kuldur ve kula ait niteliklerle anılması gerekir. Mürşid'lerinden ders ve sohbet şeklinde tahsil ettikleri ilim ve tavsiyelerinin ötesinde bir beklentiye sahip olmadan; Hidayet, Şefaat, Himmet, Tevbe gibi isteklerin yalnız Allah'a arz edilmesi gerektiğini savunurlar. Bu ilmin öğretmenleri de öğrencilerinden asla maddi bir karşılık talep etmemişlerdir. İlm-i Tevhid (Tevhid ilmi) olarak anılan bu derslerin neticesinde "Fenafillah" (Allah'da yok olmak) ve "Bekabillah" (Allah'la var olmak) mertebelerine ermeyi amaçlarlar.

Melamilere göre, ilm-i tehvid veya ilm-i ledün, ilk insandan (Adem) son Allah dostuna (Hatem'ul Evliya) kadar taşınacak en yüce emanettir. Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar. Sayılarının artmasını değil, emaneti taşıyabilecek nitelikli insana ulaşmayı hedeflerler.


Her kesim insanın aralarında yer aldığı melamiler, halkın arasında kendilerini gizlemeyi tercih ederler. Öyle ki, onlara çok yakın olanlar bile belki onların melami olduklarını bilmezler. Bu kimliklerini sadece kendilerine manen yakın gördükleri insanlara uygun gördükleri zamanda açarlar. Unutulmaması gerekir ki modern dönemden önce sûfiler toplumda saygın bir yere sahip kişiler kabul edilir ve sûfi görünüm ve tavırlı kişilere halk ve yönetimin ileri gelenleri hürmet gösterirlerdi. İşte bu koşullar altında Melamiler kendileriyle Allah arasındaki ihlası (samimiyet) kaybetmemek ve şöhret gibi tasavvuf yolundaki sâlikin (Tasavvuf literatüründe manevi yolda olan demektir) önüne çıkabilecek bir engeli bertaraf etmek için kılık, kıyafet ve hatta belirli bir toplantı mekanı (dergah, tekke) ve topluluğu gibi dönemin tarikatlarının alametlerini göstermemeye çalışmışlar, halk içerisinde kendilerini gizlemiş, hallerini sadece kendileri gibi olanlarla paylaşmışlardır.


Zikir ve Toplantıları Melamiler, zikir ve sohbet toplantıları için özel bir yer aramazlar. Onlar için Allah, "mevcudiyeti" ile her yeri kuşatmış olduğu için her yerde ve her zamanda Allah'ı zikrederler ve birbirleriyle her fırsatta Allah sohbeti ederler. Zikir de namaz kılmak, oruç tutmak vb. emirler gibi Allah'ın emridir. Bu açıdan Melamiler, diğer tüm güzel isimleri (Esma'ul Husna) kendinde topladığı için Allah'ı "Allah" ismiyle zikrederler. Zikir, nefesin şükrüdür. Bu açıdan nefes alınan her anda süreki Allah'ı zikretmeyi (anmayı/hatırlamayı) hedeflerler. Diğer yandan, sınırlandırılmış belli sayılarla (5 bin, 10 bin vb.), Allah'ın sadece bir niteliğini ifade eden güzel isimlerini anmayı zikir değil "tesbih" olarak değerlendirirler. Çünkü Zikir her an ve bütünü ifade eden Allah ismiyle yapılmaktadır. Zikir de amaç, sadece kalbi manevi kir ve hastalıklardan arındırmak değil; bununla birlikte Allah'ın tecellilerine (ortaya çıkış/görünme)karşı gafletten (dalgınlık/uyku/farkedemezlik) uyanmaktır. Zikir sayesinde elde edilen uyanış onlar için bir alt amaçtır; en büyük başarı ise yokluğun idraki ve mutlak varlığın keşfidir.


Tarikatler ve Melamilik Melamilik çok detaya inmeden aşağıdaki başlıklar altında tarikatlerden farklıdır;

1.Melamilik, belli bir isimden bağımsız olarak bir Kur'an merkezli İslami tasavvuf anlayışını ifade eder. Tarikatler ise Nakşibendi, Kadiri, Rufai vb. gibi belli bir şahsın önderliğindeki ekolü ifade eder.
2.Melamilikde tüm manevi bağlar (zikir ve müşahede) doğrudan Allah ile kurulur. Birçok tarikatte ise bu manevi bağlar dolaylı yoldan Rabıta denilen ve sırasıyla şeyh, pir, müceddid, peygamber gibi aktarmalardan geçerek kurulmaya çalışılır.
3.Melamiler için Şeyh, sadece manevi rehber veya öğretmen demektir. Şeyhin görevi, doğru kişiye doğru bilgiyi vermektir. Öğrencinin görevi ise bu bilgi ışığında Allah'a daha yakın olmaya gayret etmektir. Diğer yandan, birçok tarikatte ise Şeyh'lik yalın bir öğretmenliğin yanında doğaüstü güçlere sahip olan, Allah adına yeryüzünde işler yapan ve öğrencilerinin ölümötesinde cennet veya cehennemde olmasına müdahele gücüne sahip, Allah adına tövbe kabul eden, hatta kendisinden Allah'ın tecelli ettiği yarı ilah yarı kul bir kurumu ifade eder. Bunlara göre, şeyhin her yaptığında bir keramet ve her dokunduğunda bir kutsallık olur.
4.Zikir, melamilerde her zaman ve her yerde yapılması gereken açık bir Kur'an emridir. Tarikatlerde ise belli zamanlarda, belli mekanlarda, hatta belli kıyafetler içinde yapılmaktadır. Melamiler Allah'ı Allah ismiyle ve her zaman zikrederken tarikatler Esma'ul Husna'dan seçtiklerini belli bir sayıda tekrar ederek söylerler.
5.Melamiler sadece Allah'ı anmak ve onun varlığını daha yakından tanımak amacıyla toplanır ve sohbet ederler. Toplantılarında, katılanlardan şu veya bu sebeple (okul, burs vb.) para talep edilmez.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
AldirmaReis
Ülkü Eri
Ülkü Eri


Yaş: 24
Kayıt: Nov 13, 2006
Mesajlar: 637

germany.gif

Seviye : 23
G.M.: 0 / 1225  
 0%
T.M.: 585 / 585  
 100%
S.Y.S: 4 / 65  
 6%


Durum:

MesajTarih: 29.06.2009 00:34   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Bu konuyu facebook'ta paylasin!
“...Melamiler, bunlara Melameticiler de denir. Bu ad dahi lugat yönünden bunlar için zayıf bir kelime olmuş olur.

Bu gibi kişiler, Allah yolunun efendileri ve önderleridir. Bütün alemin tek efendisi bunlar arasındadır. İşte o büyük efendi Resulullah Muhammed (s.a.v) efendimizdir.

Bunlar Hak tealanın emir ve nehiylerini bu alemde yerleştirdiler, kuvvetlendirdiler. Sebeplerini yerinde açıkladılar. Yaramayanların da nedenlerini anlattılar. Dünya evine yarayacak hacetleri dünyaya, ahiret evine yarayacak hacetleri ahirete bıraktılar. Eşyaya Allah’ın baktığı nazarla baktılar. Gerçekleri birbirine karıştırmadılar…”

Muhyiddin İbn-i Arabi
Fütühat –ı Mekkiye


_________________
Yüce Şah-ı Nakşıbend, Nakkaş ve Nakış onda
Bütün içi dışıyle ölüme bakış onda.

Necip Fazıl Kısakürek

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Din ve Inanç Tüm saatler GMT +3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001-2003 phpBB Group
phpBB port v2.0.7 based on Tom Nitzschner's phpbb2.0.6 upgraded to phpBB 2.0.7 standalone was developed and tested by:
ChatServ, mikem,
and Paul Laudanski (aka Zhen-Xjell).

Version 2.0.7 by Nuke Cops © 2004 http://www.nukecops.com
 




sitemiz PHP-Nuke kodlarına sahiptir. GNU/GPL lisansı dağıtılan ?cretsiz yazılımdır.