iCRA KURULU:Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent. Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN... SITE SORUMLULARI:Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
Tarih: 19.09.2009 14:54 Mesaj konusu: İsmail TÜRK soruyor: Derdimizi Kime Anlatsak?
İsmail Başkan'ın yazmış oluğu bu yazıyı okudum ve ülküdaşlarımla paylaşmaya karar verdim.Buyurun okuyun.
NE DESEK NE YAZSAK DERDİMİZİ KİME ANLATSAK
İstanbul İl kongresi yaklaştıkça gerilim artıyor. Artan gerilim istenmeyen hadiselerin yaşanmasına sebep oluyor.
Bana bu sıra İhsan Başkanı neden bıraktın, Mehmet Bülent Karakaş ile niçin berabersin sorusu çok soruluyor?
Bu soruların cevaplarken sürecin içerisinde biri olarak hiçbir kaygı ve ıstırap duymayan insanların kulağına fısıldanan dedikodularla işin esas zemininden kayarak ahlaki çizginin dışına taşarak belden aşağı vurmalara gittiğini görüyor ve bunu tasvip etmiyorum.
İhsan Barutçu başkanımı sevmekle beraber yönetim ve kadro anlayışını başından beri onaylamadığımı zaman zaman keskin virajlara savrulduğumu yakın arkadaşlarım bilirler.
Gördüğüm yanlışların düzeltilmesi için mücadele ettiysem de yalnız kaldığımı itiraf etmeliyim.
Bu durumda olan bir ben olsaydım sineye çeker seyirci kalmayı yeğlerdim. Ancak gerek tabandan aldığım tepkiler gerek sahada birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız gerek bir çok ilçe başkanımızla( buna İl Başkanımıza destek veren ilçe başkanları dahil) paylaştığımız eleştirilerimiz ülküdaşlarımızla paylaşmayı özellikle bu süreçte bir vebal ve sorumluluk sayıyorum.
İl Başkanlığımızda teşkilattan sorumlu İstanbul’daki mazisi belli bir şahsın hile ve ayak oyunlarını kendisine vazife edinerek ilçe teşkilatlarını oyuncak haline getirmesi ve İl Başkanlığımıza samimi duygularla gelen tertemiz birçok arkadaşımızı sadece maddi açıdan sömürülecek birer unsur olarak görmesi ve herkesi rahatsız eden ukala yaklaşımları en tepeden en aşağısına kadar sohbetlerimizde konuşulan acı gerçeklerimiz olmuştur.
Dar kadro anlayışını benimseyen ve kendi kontrolünde olması dışında başka Ülkücü kriter aramayan, kendinden saymadığı ilçe teşkilatları ile husumet güdenleri o ilçelere karşı tahrik eden, ilçelerde oluşan yönetim zaaflarını kendi çıkarına kaşıyan ve kullanan bunları genel merkez ilişkilerini kullanarak hatta yanıltarak menfaate dönüştüren, sürekli mağduru oynayan bu şahsın o makamda oturabilmeyi başarması bizleri hem İl Başkanından hem de İl Teşkilatından uzaklaştıran sebeplerin başlıcalarıdır.
Burada daha başka mahrem konuları işlemeyi uygun görmediğim için sadece yapısal sebepleri sıralamakla yetineceğim.
Bu yanlışlıklara karşı içten içe tepki gösteren daha birçok ilçe başkanı olmasına rağmen bu yönetimin değişmeyeceği kanısı ve birazda koltuk kaygısı hala bu ilçelerin ili desteklemesine yol açmıştır.
Sokak kültürü ağzını benimseyerek her türlü yolu deneyen ve kendilerinden olmayanları şucu bucu diye suçlayarak karalayan bu yönetim bugün geçmişte Ümit Özdağ’cı olarak bilinen MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli hakkında aleyhte köşe yazısı bile yazabilen kongrelerde sandalye fırlatmakla ünlenen MHP’nin bir İlçe Başkanına Yahudi yakıştırması yaparak Samuel diye hitap eden birini namı diğer sandalyeci Yücel- Manuel Yücel’i yalan ve iftiralarla karalayarak görevden aldırtmayı başardıkları İstanbul Ülkü Ocakları Başkanının yerine iki isimden biri olarak vermiştir.
Sadece bu ismi İstanbul Ülkü Ocakları Başkanının yerine alternatif olarak sunmaları bile insana bunlarla nasıl üç sene çalışmışım sorusunu sordurmaktadır.
MHP İstanbul’da iktidar olmak istiyorsa bu yapı değişmelidir. Genel Başkanımızdan bizleri uzak tutarak, çoğu zaman görüştürmeyerek amaçlarına ulaştıklarını görmem beni bu yazıyı yazmaya itmiştir.
Geçmişler üzerinden iftiralara tabi tutulmak bir yol ise bizimde yalansız söyleyebileceğimiz çok şey vardır.
Biz Genel Başkanımızı inançlarımızın ve fikrimizin selameti için seviyor ve hiçbir problem yaşamıyoruz. Attıkları iftiralar ve şucu bucu suçlamaları ile bizi yıldıracaklarını zannedenler yanıldıklarını görecekler. Burası kimsenin babasının malı değildir.
Görevden alma tehdidi savuranlar bilsinler ki görevden alınma korkusu bana vız gelir tırıs gider.
Sıfatlar insanın özgürlüğünü kısıtlar belki ama ben mücadelemi her mevkide her zeminde veririm..
Amacım meseleyi kişiselleştirmek değildir. Ama müşahhas örnekler vermemi bekleyenlere söyleyecek çok şeyim olduğunu da saygılarımla arz ederim.
ikbälin efsunkärliginin yok edemeyecegi bir deger kalmamis gibi görünüyor ...
" dedi , dedim ,dedi ki , yapti , yaptim , yapmistik , o iyi ama yanindaki kötü , benim tek derdim dava ama onlarin derdi para vs... vs... " masallari bundan 20 sene önce falan anlatilmazdi . nerdeyse birileri zorla sözkonusu makama oturtulurdu
demek ki bizde ciddi birseyler vaadetmeye basladik ki mücädelenin sert gececeginin sinyallerini almaya basladik
bu " gözü dönmüs üslup " devam ettigi takdirde ki öyle görünüyor ,
devlet bey istanbul a " kesinlike " müdahäle edecektir
ve suandaki adaylar biranda kendilerini " atanmak zorunda kalmis tek adaya karsi "
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız